Burdasınız: Ana Sayfa » Diyanet » Birleşik Krallık Devlet Bakanı Lord Tank Ahmed Diyanet’te

irleşik Krallık Ulaştırma ve İçişleri Bakanlıklarında, Aşırılıkla Mücadeleden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed ve beraberindeki heyet, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’i ziyaret ederek bir süre görüştüler.

Başkan Görmez ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bugün dünya ve insanlığın çok zor bir süreçten geçtiğini, bölgemizde çok büyük acıların yaşandığını, siyasetçilerin, bilim adamlarının, aydınların işini-gü-cünü bırakıp dünyada barışı, istikrarı ve huzuru yeniden tesis etmek için bir çaba içine girmesi gerektiğini söyledi. Küresel ölçekte siyasetin, çok kültürlülüğü ve farklılığı yönetemediğini ifade eden Görmez şunları söyledi: “Bugün küresel ölçekte siyaset, çok kültürlülüğü ve farklılıkları yönetemiyor. Aynı şekilde din kurumları ve din adamları, bu konuda dünyanın sorunlarının gerisinde kaldılar.

Bugünün sorunu sadece bir ekstremizm sorunu değil, bu ciddi bir düşünce krizi, bir medeniyet krizi ve insanlık sorunudur. Bu ekstremizmleri ortaya çıkaran arka plandaki düşünce ve hareketleri çok iyi tahlil etmek gerekiyor. Tarih bize gösteriyor ki savaşlar, arkasından kaos ortamları meydana getiriyor. Küresel güçler, Afganistan’da bir mücadele içine girdiler, 30-40 yıldır arkalarında bıraktıkları kaos ortamı, bütün insanlığa zarar vermeye devam ediyor. Irak işgal edildiğinde medya ve aydınlar, bölgeye demokrasi geleceğini söylediler, ama arkasından sadece yıkım, katliamlar ve beraberinde bütün dünyayı saran birtakım ekstrem düşünceler ortaya çıktı.”

İslam coğrafyasında yaşananlardan bütün insanlık sorumludur Bir Müslüman olarak ve İslamiyet’e hizmet eden bir kurumun başında olarak yeryüzüne rahmet getiren İslam dininin âdeta bir tehdit altında olduğunu gördüğünü, en büyük tehdidin ise kendi cahil mensuplarından gelmekte olduğunu ifade eden Başkan Görmez konuşmasına şöyle devam etti: “Fakat hepimiz gördük ki bu cahil mensupların tamamının, bu kaos ortamlarında neşvünema bulduğu ortaya çıktı. Bugün yaşananlardan bütün insanlık sorumludur. Hiç kimse suçu birbirine atmaya kalkmasın. Son elli yılda göç ile birlikte Avrupa’nın genelinde büyük bir Müslüman nüfusu var oldu.

Bu Müslüman topluluğun tarihi ve geldikleri noktanın yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Neden Suriye’de, Irak’ta insanların kafasını kesenler, aksansız bir Oxford İngilizcesi kullanıyorlar? Bu gençler, neden Fransa’dan, İngiltere’den, muhtelif yerlerden buralara gidiyorlar? Hep birlikte bunun üstünde durmamız gerekiyor. Doğrusu bir kısmı daha çok sömürge muhacirleri olarak Avrupa’ya taşındılar.

Bilhassa göç sebebiyle Asya’dan, Afrika’dan giden pek çok Müslüman oldu. Buralarda hem birlikte yaşadıkları toplumla entegre olarak, hem de kendi Müslüman kimliklerini koruyarak birlikte yaşama ahlakı ve hukukuyla yaşamaları çok önemliydi. Bunu iki şekilde yapabilirlerdi. Ya içinde yaşadıkları toplumla birlikte inşa edeceklerdi ya da her biri hangi orjinden geliyorsa, ilgili ülkeden yardım alarak yapacaklardı. Kendi ülkeleriyle birlikte inşa etmekte zorlandılar. İslam coğrafyasında ise eş zamanlı birtakım yanlış düşünceler, yeni dinî akımlar ortaya çıktı. Onlar da iyilik götürmek yerine, yanlış birtakım düşünceler götürdüler. Ben üniversitelerin, eğitimcilerin, hatta devletlerin, siyasetçilerin, bu konuyu hep ertelediklerini düşünüyorum.”

Konuk Bakan Ahmed ise kabulünden dolayı Başkan Görmez’e teşekkür ederek, “Sizinle tanışmaktan ve Türkiye’de olmaktan dolayı çok memnunum.” dedi. İslam dininin yanlış bir şekilde temsil edilmeye çalışıldığını belirten İngiliz Bakan Ahmed şunları söyledi: “Bugün karşılaştığımız tehdit global bir tehdittir. Din yanlış bir şekilde temsil edilmeye çalışılıyor. Bunun sıkıntılarını yaşıyoruz. Din sanki mikroskop altında ve ‘din nedir?’ sorgulanmaya başladı. Söz konusu din ise İslam dinidir. Temsil ettiği şey barış ve insanlık iken, insanlar bunu çatışma aracı olarak kullanıp dini bahane olarak öne sürüyorlar. Bütün dinler için söylediğim gibi ‘Her şey tanrıyla başlar ve son bulur.’ Yine bu bağlamda dinlere baktığımız zaman hepsi bir kökten ortaya çıkar ve aynı şekilde son bulurlar. İslam adına insanlık dışı zalimane birtakım işler yapılıyor ve din adına yapılmış gibi gösteriliyor. Herhangi bir şekilde hangi topluluktan ya da mezhepten geldiğine bakılmaksızın, bütün Müslümanlara mâl edilmeye çalışılıyor. Bu İslam değil, bu bizim inancımız değil. Peygamberimize baktığımız zaman insani duyguları önceleyerek, ‘bir insanı kurtarmanın bütün insanlığı kurtarmak olduğunu söylerken’ nasıl böyle katliamlar yapılıyor anlamak güç. Kur’an’ın da bahsettiği insanlık ve insanlığa verilen önem hâli hazırda iken, mültecilere yönelik yardımlarınızdan dolayı Birleşik Krallık, sizin insani yardıma olan düşkünlüğünüze saygı duyuyor.”
oluştu. Dolayısıyla bu nesiller dine, bir ideoloji olarak sarılmayı tercih ettiler. Uzun süre dinî kurumlar ve bilim müesseseleri, soruna ciddi olarak el atma imkânını bulamadılar. Şimdi topyekûn insanlık olarak bütün bu yaşadığımız sorunların acılarını çekiyoruz. Ben çok umutsuz değilim, hep birlikte konuşarak ve değerlendirerek yeni bir dünyayı kurabiliriz.”

Özel temsilci Zafer ise Başkan Görmez’e, kabulünden dolayı teşekkür ederek, Diyanet İşleri Başkanlığının kurumsallaştığı pek çok ülkeye gittiğinin altını çizerek, gördüğü misafirperverlik karşısında etkilendiğini kaydetti. Başkan Görmez’in liderliğinin bölgedeki önemine dikkat çeken Zafer şunları söyledi: “Avrupa da dâhil olmak üzere, pek çok yerde Diyanet’in kurumsallaştığı ülkeleri gezme şansım oldu. Bu ziyaret ettiğim camilerde ve burada çok büyük bir misafirperverlik ve hoşgörü gördüm. Sizin Başkanlığınızda Diyanet’i tebrik ediyorum. Müslüman toplum-larla ilişkiyi sağlamak üzere Başkan Obama tarafından görevlendirildim. Görev tanımım, Müslüman ülkeler ya da nüfusunun çoğunluğunun Müslüman olduğu ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek ve ortak yapabileceğimiz çalışmalar üzerinde konuşmak. Ben şuna inanıyorum ki ortaklık yapabileceğimiz pek çok alan var. Temiz bir çevreye sahip olmak, büyüyen bir ekonomiye sahip olmak, barış ve güvenliği sağlamak bu konulardan bazılarıdır. Ama sizin de söylediğiniz gibi pek çok zorluklarla karşı karşıyayız. DAİŞ, El-Kaide gibi gruplar maalesef bizim dinimizi yanlış bir şekilde kullanıp anlatıyorlar. Bu bağlamda elbette sizin Başkanlığınız ve yapmış olduğunuz liderlik çok büyük önem arz ediyor. Çünkü bu şekilde ancak bu grupların yaptıklarının, İslam ile uzaktan yakından ilişkisi olmadığının anlatılması açısından önemli ve gençlerle bağlantının sağlanması açısından, sizin yaptığınız çalışmalar son derece önemlidir. İslamofobi, Müslüman karşıtlığı bir dil kullanılması ve bunun pek çok ülkede kullanılması da bir diğer karşılaştığımız zorluklardır.”

Bir önceki yazımız olan KKTC Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst’ten Diyanete ziyaret başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yok


© 2016 DİYANET VE MÜFTÜLÜK HABERLER · Subscribe: PostsSponsor:Geri Getirme Duası Medyum Yorumları medyum Comments